Salı, 01 Mayıs 2018 tarihinde yayınlandı. Özkan BAVLI tarafından yazıldı.

1.Sebep: Bulaşma ve Bulaştırma

Anlattığım üzere, Dünya Gezegeni tek hücreliler tarafından ele geçirilmiş durumda. Bize zararlı olan tek hücreliler sürekli saldırıyorlar ve bağışıklık sistemimiz sürekli karşı koyuyor. Dünyaya adapte olduğumuz için savaşta şimdilik avantajlı durumdayız. Ancak geçmişte bu savaşı kaybetmeye yaklaştığımız zamanlar oldu.

 

En çok görülen hastalıklar ve sonuçları;

1) Solunum yollar hastalıkları - Genelde akciğerin iltihaplanması olarak en sık rastlanılan bir ölümcül bulaşıcı hastalıktır. Yılda çoğunluğu çocuk ve yaşlılar olmak üzere yaklaşık 4 milyon kişi bu hastalıktan yaşamını yitirmektedir.

2) AIDS - Yılda 3 milyon insanın yaşamını yitirdiği bu hastalıkta, yeni vakalar hala yüksek oranda sürmekte.

3)İshal hastalıkları- En çok rastlanılan kolera, tifo ve dizanteri gibi ishal hastalıkları özellikle çocukları öldürüyor. 1996'da 3 milyon olan ölüm sayısı günümüzde sadece bir milyon azaldı.

4) Verem - Dünyada yılda 1 milyon 600 bin kişi veremden ölmektedir..

5) Sıtma - Dünya'nın en tehlikeli enfeksiyon hastalıklarından biridir. Eğer tedavi edilmezse hastanın hiç bir yaşama şansı yoktur. Küçük bir sinek sokması ölümcül olabiliyor. Bu tropikal hastalık Dünyada yılda 1 milyon insanın ölümüne neden olmaktadır.

6)Kızamık - Aslında aşısı bulunan zararsız bir çocuk hastalığı olarak görünür. Fakat, buna rağmen yılda 1 milyon insan bu hastalık yüzünden yaşamını yitirmektedir. Bir çok çocukta kızamık nedeniyle oluşan beyin iltihabı ölümle sonuçlanabilmektedir.

7) Uyku hastalığı - Sadece tropik Afrika'da görünen ve çeçe sineğinin sokmasıyla bulaşan uyku hastalığı (Tripanozomiyazı) yılda 500 bin kişinin ölümüne neden olmaktadır.

8)Tetanos - Aşısı olmasına rağmen tetanos yüzünden dünyada yılda 300 bin kişi yaşamını yitirmektedir. Bu hastalığı en acı yanı da ölenlerin genelde bebekler olması.

9)Boğmaca - Özellikle yeni doğmuş bebekler bu hastalığa yakalanırlar. Bordetella pertussis bakterisinin yol açtığı bu hastalık üst solunum yollarını etkiler. Dünyada bu hastalıktan yılda yaklaşık 300 bin yaşamını yitirmektedir.

10) Menejit - Dünyada yılda 160 ile 300 bin kişi bu üç hastalık yüzünden (menenjit, Hepatit ve frengi) yaşamını yitirmektedir.

11) Hepatit - Hepatit, karaciğer hücrelerinde inflamasyon ile karakterize tıbbi durumdur. Hepatit sınırlı ya da hiçbir belirti olmaksızın ortaya çıkabilir ama çoğu zaman sarılık, anoreksi (iştahsızlık) ve halsizlik gibi semptomlara neden olabilir. Altı aydan daha kısa sürerse akut; daha uzun sürerse kronik hepatit olarak isimlendirilir. Hepatit dünya genelinde en fazla hepatit virüsleri denilen bir grup virüs tarafından oluşturulur ama aynı zamanda toksinler (özellikle alkol, belirli ilaçlar, bazı endüstriyel organik çözücüler ve bitkiler), diğer enfeksiyonlar ve otoimmün hastalıklar nedeniyle de meydana gelebilir.

12)Frengi - Frengi, spiroket bakterisi Treponema pallidum pallidum alttürünün sebep olduğu cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyondur. Bulaşmanın başlıca rotası cinsel temastır; aynı zamanda anneden cenine, hamilelik ya da doğum sırasında bulaşabilir, bu doğuştan gelen frengi ile sonuçlanır.

Geçmişte dünyada yaşanan büyük salgın hastalıklar

1.100.000.000 Ölü! Jüstinyen Veba Salgını. 541-542 yılları arasında.

2.Kara Veba. 50.000.000 Ölü! 1346-1350 Yılları Arası.

3.HIV- Aids. 39.000.000 Ölü! Tarihten Günümüze.

4.İspanyol Gribi. 20.000.000 Ölü! 1918-1920 Yılları Arası.

5.Modern Veba. 100.000.000 Ölü! 1894-1903 Yılları Arası.

6.Asya Gribi. 2.000.000 Ölü! 1957- 1958 Yılları Arası

7.6. Kolera Pandemisi. 1.500.000 Ölü! 1899- 1923 Yılları Arası.

8.Rus Gribi. 1.000.000 Ölü! 1889-1890 Yılları Arası.

9.Hong Kong Gribi. 1.000.000 Ölü. 1968-1969 Yılları Arası

10.5. Kolera Pandemisi. 981.898 Ölü. 1881-1896 Yılları Arası

11.4. Kolera Pandemisi 704.657 Ölü! 1863-1879 Yılları Arası

12.Yedinci Kolera Pandemisi. 570.000 Ölü! 1961'den Günümüze.

13.Domuz Gribi. 284.000 Ölü! 2009 Yılında.

14.İkinci Kolera Pandemisi. 110.000 Ölü! 1665- 1666 Yılları arası

15.1. Kolera Pandemisi. 110.000 Ölü! 1817- 1823 Yılları Arası

16.Büyük Londra Vebası. 1000.000 Ölü! 1665-1666 Yılları Arası.

17.Tifüs Epidemisi. 20.000 Ölü! 1848 Yılında

18.Haiti Kolera Epidemisi. 6.631 Ölü! 2011'den Günümüze

Kaynak: http://trend.mynet.com/tarihin-en-buyuk-18-salgini-ebola-da-neymis-1035357

justinyen veba

Veba salgını ile ilgili bir çizim.

 

modernveba 728x728

Veba salgını ile ilgilenen doktorlar kullandıkları gaga benzeri bu başlıkların içerisine çiçek dolduruyorlarmış. Bu sayede hem mikrobun bulaşamayacağını düşünüyorlarmış hem de hastalıktan dolayı yayılan kötü kokuyu bastırıyorlarmış.

virus

Bir bilim kurgu filminden çıkmış gibi görünen bu şey, elektron mikroskobu ile görüntülenmiş bir virüs. Bu virüsler hücrelere saldırarak kendi DNA' larını saldırdıkları hücrenin çekirdeğine aktararak o hücreyi ele geçirirler. Orada çoğaldıktan sonrada küçük kistler halinde dağılıp yeni hücre bulana kadar pasif bir şekilde kalırlar.

virusler

Yukarıda virüsler bir hüceye saldırıyorlar. Bazı vürüsler içeri girmeyi başarmışlar.

Görüldüğü gibi bu işin şakası yok. Kendi gezegenimizde bile her an insan neslini bitirecek kadar tehlikeli bir hastalık çıkma olasılığı varken, hiç bilmediğimiz bir gezegendeki bir ekosisteme nasıl adapte olacağız?

Belki de sürekli koruyucu bir kıyafet giyerek dolaşabiliriz. Ama bu bizim başka gezegenin atmosferini direkt olarak soluyamayacağımız, hayallerimizdeki gibi özgürce dolaşamayacağımız anlamına gelmiyor mu? 

hasta dark

Hiç kimse gelecekte yaşayan insanları bu şekilde hayal etmiyor sanırım.

 

Tek hücrelilerin sebep olacağı hasar, tehlikeli bir yüksek yapılı canlının vereceği hasardan daha büyük olabilir. Bazı tek hücreliler bulaştığı canlıları öldürmeden ona istediklerini yaptırabiliyorlar. Günümüzde bile kuduz gibi direkt olarak insanların beyinlerine ve sinir sistemlerine saldıran virüs ve bakteriler vardır. Bu hastalıklarda insanlar bilinçleri dışında davranmaya zorlanırlar. Aslında beyin ölmüştür ama beden hala hayattadır. Bunlar fantezi değil gerçek. Tüm koloninin aslında bir zombi kolonisine dönüştüğünü ve uzayda yeni bulaşacak canlılar arayışı içerisinde dolaştığını düşünün. 

wikus2

Zombilerle ilgili National Geographic tarafından hazırlanmış güzel bir sunum : https://www.youtube.com/watch?v=3n4kt-hOpzc

 

Uzayda, uzay boşluğunda yada başka bir gezegende, bizi dış ortamdan izole eden ve dış etkenlerden koruyan koruyucu bir kıyafet giymeden dolaşabilme fikri sadece bir fantezi olabilir ancak.

Aslında fütüristler ve fütürist tasarımcılar bu durumu ön görüyorlar. Geleceğin insanlarını genelde benim "kabuk" diye adlandırdığım, astronot kıyafetinden daha iyi görünen, amacı insanı dış etkenlerden koruyan, insanın kuvvetini kat kat arttıran, iki katmanlı bir kıyafet düşlüyorlar. 

kabuk1

kabuk2

kabuk3

Bunlara bezer daha bir çok konsept tasarımı görebilirsiniz.

Günümüzde gerçek anlamda insanların gücünü arttırabilmek, daha fazla işlevsellik kazandırabilmek ve hatta insanların uzuvları yerine geçebilecek prototipler yapılmaya başlamıştır.

Orthomyxoviridae grip virusu

Bu gördüğünüz Orthomyxoviridae familyası virüslerinden olan bir grip mikrobu. Dünyada ilk gelişen canlılar tek hücreliler olduğuna göre, tek hücreli olarak kalmayı tercih ederek 3,5 milyar yıldan bu yana gelişimine devam ediyor. Hayatta kalmak için sürekli mücadele ediyor ve sürekli kendini geliştirerek bizi alt etmek için yeni yöntemler geliştiriyor. Hala gripten ölen insanlar olduğunu ve yeni grip türlerine ait salgınlar olduğunu biliyoruz.

Canlılığa uygun üzerinde sıvı halde su barındıran bir gezegen bulduğumuzu düşünelim. Gezegen henüz canlılığın ilk çağlarında olsun. Bizim grip mikrobuna göre daha basit tek hücreliler yada bağışıklık sistemi grip mikrobu ile savaşamayacak kadar zayıf canlılar olduğunu düşünün. O gezegene grip bulaşırsa ne olur? Büyük bir ihtimalle gezegendeki canlıların büyük bir çoğunluğu hastalıktan kırılacaktır. Denizleri, gölleri irinle dolacaktır. Gezegen bir süre sonra yaşanmaz hale gelecektir.

Aslında bizim için yaşanabilecek bir gezegen bulduğumuzda ve oraya yerleşmeye karar verdiğimizde oraya dünyalı mikroorganizmaları bulştırmamız kaçınılmazdır. Yeni yapılan bir araştırmada vücudumuzun yarısından fazlası yabancı mikroorgnizmalardan oluşuyor. Bu mikroorganzimalardan bazılarının vücudumuzda hayati önemi olan işlevleri var. Bu mikroorganizmalardan vaz geçemeyiz yani. Sonuçta bu, başka bir gezegene indiğimiz andan itibaren, koruyucu kıyafetimizi de çıkartırsak etrafa mikrop saçmaya başlayacağız demek oluyor.

gezegen3

Yaşanabilir güzel bir gezegen bulma ümidiyle geldiğimiz yeri mahvetme ihtimalimizi de düşünün. 

gezegen4

gezegen6

Asırlar boyunca uzayda dolaşıpta ilk bulduğumuz gezegeni bulaştırdığımız mikroorganizmalarla yok etme ihtimalimizi de düşünmek zorundayız.

Avrupalılar Amerika kıtasını keşfettikten sonra özellikle Güney Amerika'da çiçek hastalığı salgınlarına sebep oldular. Bir çok kabilede %80 lere varan ölümler gerçekleşti. O zamanki kaşifler bu durumun farkında değillerdi ve umurlarında da değildi kuşkusuz. Onlar yeni keşfettikleri yerlerdeki değerli kaynakları sömürmeye odaklanmışlardı. Geleceğin insanı böyle olmamalı. Asırlarca uzayda dolaştıktan sonra ilk bulduğumuz canlı gezegeni yok etmemeliyiz. Evrende yaşam, belki de tahminimizden daha nadir bulunan bir şey olabilir.

su ayisi

Bu gerçek dışı bir gönüme sahip canlı bilimsel adı 'Tardigrade' olan, ama 'Su Ayısı' olarak da bilinen mikroskobik bir canlı türü. Uzay ortamında sağ kalmayı beceren ilk hayvan olma ünvanına erişmişti.

Bu canlı uzay mekiklerinin üzerinde canlı olarak (kist halinde) tespit edilmiş. Bunun anlamı, bu canlı uzay gemisinin üzerinde her yere gidebilir. Hayvan olumsuz şartlar oluştuğunda kist haline gelerek pasif oluyor. Şartlar düzelince tekrar aktif hale geliyor. Bu canlının bilinen bir zararı yok ama canlıların başka gezegenlere tesadüfen taşınabileceğine dair güzel bir örnek.

 

 İnsanlığın En Büyük Düşmanı << Geri   |    İleri >> 2. Sebep: Biyoklimatik Konfor