Çarşamba, 02 Mayıs 2018 tarihinde yayınlandı. Özkan BAVLI tarafından yazıldı.

2.Sebep: Biyoklimatik konfor

Biyoklimatik konfor; İnsanın en az miktarda enerji harcayarak çevresine uyum sağladığı, kendini en sağlıklı ve dinamik hissettiği iklim koşulları ile bir arada bulunduğu durumdur.

İklimde yaşanan değişimler anormal değerlere ulaştığında olumsuz etkiler yaratarak insanların biyolojik, fiziksel ve ruhsal durumlarını kısıtlamaktadır. Böyle durumlarda insanlar biyoklimatik konfora ulaşmak veya çevresine uyum sağlayabilmek için daha fazla enerji harcamaktadırlar.

Biyoklimatik konfor üzerine etkili olan faktörler; insanın kendine ait özelliklerinden kaynaklanan kişisel faktörler ve çevresel yani atmosfer koşulları ile ilgili faktörler olarak iki grupta incelenmektedir.

İnsana ait özellikleri temel alan kişisel faktörler; aktivitelere bağlı metabolik oran ve kıyafet izolasyonudur.

Çevresel faktörler ise; hava sıcaklığı, hava nemi, hava hareketleri, radyasyondur.

Biyoklimatik konforsuzluk durumunda olan insanlarda % 85’inde depresif, % 65’inde öfke, % 60’ında uyku ve % 53’ünde bilişsel bozukluklar gözlenmiştir.

Solaris

Uzay istasyonlarında uzun izolasyon denemelerine önem veren ve rekoru 800 günün üzerine çıkaran Ruslar, önemli bilgiler elde etmişlerdir. Kozmonotların zihinsel ve fiziksel bitkinlik, çabucak güçsüzleşmek, dengesiz mizaç, irritabilite, uyarı eşiği düşüklüğü ve uyku bozuklukları gibi yakınmaları, uzay astenisi olarak adlandırılmıştır. Bir kozmonot telsiz iletişimini 24 saat kapalı tutmuş, bir diğeri izinsiz olarak tehlikeli bir uzay yürüyüşü yapmış, bazılarının sonradan psikolojik olduğu anlaşılan müphem yakınmaları (ekşi bir koku, idrar retansiyonu, kalp ritim bozukluğu vb.) yüzünden bazı uçuşlar yarıda kesilmiştir.

Kaynak: http://www.hvtd.org/yeni/?p=946

Bu şartlar altında yeni koloni oluşturacağımız gezegenin biyoklimatik konfor özellikleri dünyadaki gibi olmalıdır. Yüksek dağlara çıkan insanların düşük basınç ve düşük oksijen seviyesinden dolayı halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı gibi şikayetleri olduğunu hatırlayalım. Uzun süre düşük oksijene maruz kalan insanlarda B vitamini eksikliği, beri beri hastalığı oluşmaktadır.

Yaşadığımız yerdeki hava değişimleri bile (örneğin rüzgarın lodos olması, hava basıncının artması,sıcaklığın ve nem oranının artması vb.) bizi depresif ve tahammülsüz yaparken, başka bir gezegendeki atmosfer koşullarına adapte olabilmek için ne yapacağız? Belki bir süre sonra adapte olacağız ama geleceğin insanı muhtemelen yakın gezegenlere sık sık seyahat edebilme imkanına sahip olacak. Bu durumda insan her gittiği ortama hemen adate olabilecek mi? Yada benim kabuk diye isimlendirdiğim sürekli bir koruyucu kıyafet ile dolaşmak zorunda mı kalacak?

Her yeni gezegen yeni farklı koşullar anlamına geliyor ve insan vücudunun çözmesi gereken bir biyoklimatik konfor sorunu olduğu anlamına geliyor. Sürekli değişen atmosferik koşullara adapte olmaya çalışmaktansa rutin yaşantısını şartları hep sabit kalan bir ortamda geçirip sadece ihtiyaç duyduğu zaman gezegene gitse daha kolay olmaz mı?

 

  1.Sebep: Bulaşma ve Bulaştırma << Geri   |    İleri >> 3.Sebep: Doğal Afetler ve Aşırı Gezegen Koşulları